Bloğum yok
15.11.2009 · Kategori: yazi
Blogcu yenilenmiş teşekkürler çok güzel olmuş ama bloğum açılmıyor içeriklerime ulaşamıyorum ,herhalde düzelir diye umuyorum beklemedeyim
Blogcu yenilenmiş teşekkürler çok güzel olmuş ama bloğum açılmıyor içeriklerime ulaşamıyorum ,herhalde düzelir diye umuyorum beklemedeyim
Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem.
O işe neler mani olur diye düşünürüm.
Engelleri ortadan kaldırdım mı iş kendi kendine yürür.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir.
CENAP ŞAHABETTİN
Başarının şartları, bilmek, istemek, cüret etmek ve susmaktır.
AXEL MUNTHE
Eğer büyüklüğe erişmek istiyorsanız, şimdi bulunduğunuz yerde, elinizde şimdi bulunanlarla işe başlamalısınız. Yaşadığı şehre faydası olan, orada yaşarken iyi bir vatandaş olmaya çalışan, aile hayatını daha iyi yürütmeye çalışan bir kimse, ister bir atölyede ister bir tezgâhın gerisinde çalışsın, veya isterse kendi evini yönetmekle meşgul olsun, her zaman ve her yerde üzerinde durduğu işin daha iyisini yapmaya çalışan bir kimse, her şeyden önce yaşadığı çevrede büyük olan bir kimse, her yerde büyük bir insandır.
RUSSELL H.CONWELL
İki türlü başarı vardır. Biri, çok nâdir başarıdır ki, hiç kimsenin sahip olamadığı yapma gücüne sahip olan insana nasib olur. Bu dehâdır. Fakat bizim başarılı insan dediğimiz vasat insan, dâhi değildir. O sadece, hemcinsleri ile paylaştığı alelade vasıflarını aleladenin üstünde bir derecede geliştirmiş insandır.
THEODORE ROOSEVELT
Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır
gelmez.
MONTAIGNE
Başkalarından üstün olmamız önemli değildir. Önemli olan dünkü halimizden üstün olmamızdır.
HİNT ATASÖZÜ
Yaşamımızda en önemli şey kazançlarımızı kullanmak değildir. Bunu herkes yapar. Asıl önemli olan kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır. Bu zeka gerektirir; akıllı insanlarla aptal insanlar arasındaki fark budur.
WILLIAM BOLITH
Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
GOETHE
Kazananlar, sizin gibi insanlardır.
Kazananlar, fırsatları değerlendirir.Herkes gibi, başarısızlıkdan korkarlar, fakat korkunun kendilerini kontrol etmesine izin vermezler.
Kazananlar, pes etmezler.Yaşam zorlaştığında, ortalık sakinleşinceye dek oldukları yerde beklerler.
Kazananlar, esnektirler. Onlar birden fazla çözüm olduğunu fark ederler ve her zaman diğer yolları denemeye de gönüllüdürler.
Kazananlar, mükemmel olmadıklarını bilirler. Dİrençlerinin ve gayretlerinin en son noktasında dahi güçsüz yanlarına saygı duyarlar.
Kazananlar, düşerler. Fakat düştükleri yerde kalmazlar.İnatla düşmenin onları tırmandaktan alıkoymasına itiraz ederler.
Kazananlar, ne başarısızlıkları için kaderi, ne de başarıları için şansı sebep olarak göstermezler.
Kazananlar, yaşamları için sorumluluğu kabul ederler.
Kazananlar, herşeyin içindeki iyi tarafları gören positif düşünceli kişilerdir.Sıradan koşullarda sıradışılığı gerçekleştirirler.
Kazananlar, diğerleri onların nereye gittiklerini göremeselerde ve ne kadar zor olsa da seçtikleri yolun doğruluğuna inanırlar.
Kazananlar, sabırlıdırlar.Onlar bilirler ki, ulaşmak için sarf edilen çaba ne kadar çok ise
Kazananlar, sizin gibidirler.
Onlar dünyayı daha iyi bir yer yaparlar.
ANONI
Boyoz, İzmir'e özgü ve İzmir damak tadı ile özdeşleşmiş, Türkiye'nin başka yerlerinde, çoğu kez, ya sadece ismi bilinen ya da ismi bile bilinmeyen,yağlı un da denen özgün bir hamurişidir. Başka yerde bulunmadığı veya hakikisi yapılmadığı için, boyozun gurbetteki İzmirliler için özel bir anlamı vardır.
Boyozu İzmir mutfağında 1492 sonrasında İspanya'dan kovularak İzmir'e yerleşen Sefarad Yahudi toplumunun kazandırdığı konusunda bütün kaynaklar hemfikirdir. Yine İspanyol kültürünün uzantıları olan Arjantin, Şili, Peru, Meksika gibi ülkelerde de, özellikle Sefarad kökenli nüfus grupları arasında ve özellikle peynirli ve ıspanaklı türleri sıklıkla hazırlanmakla ve beğeni ile tüketilmektedir.
Boyozun ilk çıkışını atık hamur malzemesinin değerlendirilmesine bağlayan kaynaklar bulunmaktadır. Boyoz ismi de, neredeyse kesin surette, İspanyolca "bollos" (bohça) kelimesinden türemiştir. İzmir dışında hiçbir şehirde ticari olarak piyasaya sunulmadığından İzmir’in böreği olmuştur. Rivayete göre, İzmir'de boyozun en iyisini Boyozcu Avram Usta yapmış, o öldükten sonra İzmir'de boyozlar "Avram Usta’nın boyozu" adı altında satılmıştır. Avram Usta'nın devrettiği geleneği günümüzde Alsancak Dostlar Fırını'nın sahibi Halim Usta ve başka ustalar yaşatmaktadır.Karşıyaka'da ise sabahları rağbet gören Atakent Cafe Blue önündeki Börekçi Dayı'dır.
Erdem Usta'nın tarifine göre, öncelikle hamur yoğrulup top şeklinde 2-3 saat tavada dinlendirilir. Daha sonra elle tabak genişliğinde açılıp bir süre daha dinlendirilen hamur, daha sonra yine elle sallanır ve tekrar açılır ve rulo yapılıp 1-2 saat daha dinlendirilir. Kulak memesi kıvamında kopma noktasına geldiğinde tavalara sıralanır ve küçük toplar halinde kesilerek yarım saat ile bir saat arasında nebati yağ içinde bekletilir. Çok yüksek ateşte tepsi ile fırınlanmadan önce kat kat, ipince açılmış olan milföy yufkanın arasına içlik malzemesi (peynir, ıspanak vs.) de konulabilirse de, hakiki boyoz sade olur. Hamurun özelliği un, çiçek yağı ve tahin karışımı ve tuzlu olmasıdır.


Boyoz (İzmir) Tarifi - Boyoz Nasıl Yapılır
2 su bardağı un
1 su bardağı su
1 tatlı kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı limon suyu
1 tatlı kaşığı mısırözü yağı
1 su bardağı mısırözü yağı
Yarım tatlı kaşığı tuz
Kabaklı iç malzeme:
2 kabak
1 patlıcan
1 soğan
1 domates
2 çorba kaşığı sıvıyağ
Tuz
Patatesli iç malzeme:
2 patates
2 yumurta
1.5 kahve fincanı tulum peyniri
1 kahve fincanı rendelenmiş kaşarpeyniri
1. Kabaklı iç malzeme için; patlıcanı soyup tuzlu suda bekletin. Domates, kabak ve soğanın kabuklarını soyun. Patlıcanın suyunu sıkıp kâğıt havlu ile kurulayın. Sebzeleri rendeleyin. Tavada sıvıyağı kızdırıp tuz ekleyerek sebzeleri suyunu salıp çekinceye kadar soteleyin. Patatesli iç malzeme için; patatesleri haşlayın. Kabuklarını soyup çatalla ezin. Yumurta, tulum ve kaşarpeynirini ekleyip karıştırın.
2. Unu yoğurma kabına alın. Ortasını havuz gibi açıp su, sirke, limon suyu, 1 tatlı kaşığı mısırözü yağı ve tuzu ekleyin ve 10-15 dakika kuvvetlice yoğurun. Derin bir kaba 1 bardak mısırözü yağı ekleyin. Yumuşak kıvamlı hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp 10 dakika bekletin.
3. Hamur topağını yağdan alıp elle, katmer hamuru inceliğinde yuvarlak açın. Ortasına kabaklı iç malzemeden 1 kaşık yayıp 4 köşesi ortaya gelmek üzere katlayın. Hamurların yarısını kabaklı, yarısını da patatesli iç malzemeyle hazırlayıp hafif yağlanmış tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında 20 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,
vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın
2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç
dakika buhara tutun
3) Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kağıdı kesin.
4) Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı
ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz
5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz
bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun
ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini
gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz
6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı
olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler .
7) Üst üste koyduğunuz bardak lar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin
içerisine koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine
yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını
göreceksiniz.
8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine* yapıştırılan
etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün
ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın Üzerinde hiç bir
leke ve çizilme oluşmayacaktır.
9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin
kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan
ütü yapmak daha kolay olacaktir.
10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik
kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir
makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir.
11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon
ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar
elde etmis olursunu z.
12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda
bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz
sismeyecektir
13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz
artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk
suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.
15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim
limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir.
16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke
kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini
önleyecektir.
17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok
yararlidir. Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar
tarafindan tavsiye edilir
18) Duvariniza çivi çakaca giniz zaman isaretlediginiz yerin üzerine
çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini
çatlatmamis olacaksiniz.
19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda
olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek
atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.
20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece
tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir.
21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet
defne yapragi koyun.
22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile
delin. Daha kolay pisecektir.
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet
elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.
24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kav
anozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz.
Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.
25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun
içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin.Hazirladiginiz karisimi
yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.
26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak
istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine
zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag.
yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir.
27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin
28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.
29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz,elektri
süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlard
an içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.
31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin.
Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir.
32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine
biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin.
33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün,
yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise
tavugun içerisine yerlestirin. tavugunuz nar gibi kizaracaktir.
34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve
birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin.Firina
koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha lezzetli olacaktir.
35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile
kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice
çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.*
36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru
kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.
37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme
seker yada limon suyu koyun.
38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga
koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi
tavaya alin ve ocagin altini kisin.
39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir.Kullanmadiginiz
sogan parçalarini saklamayin.
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda
onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin
içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini
kaybetmeyeceklerdir
41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze
bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.
42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isitti ginizda lezzetini kaybetmesini
istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun.Tencerenin
içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda isitilan
tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir.
43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca
plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.
44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe
çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar *misir unu
ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.*
45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit
alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca
çikartabilirsiniz.
46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz
, istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.
47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine
bir iki dal maydanoz atin.
48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz
vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku
yayilacaktir.)
Belirtiler -Sarımsak veya soğan gibi sebzelerinyenmesinden sonra oluşan koku. -Sürekli ve rahatsız edici kötü bir koku. Nedenler Ağız kokusunun veya başka birdeyimle, nefesin kötü kokmasının başlıca nedenleriniöncelikle bilmek gerekir: Bunlar, ağız boşluğundaki,burundaki veya sinüslerdeki(sinüzit), akciğerlerdeki veya sindirimsistemindeki hastalıklardır. Sinüzit hastalıklarında süt ve sütürünlerinden uzak durulmalı ve balgam söktürücü özellikleri nedeniyle,zencefil, tarçın, hardal, okaliptüs, anason, ısırganotu, rezeneve kekik kullanımına öncelik tanınmalıdır. Göğüs boşluğundaki organların kronikenfeksiyonlarının tedavisi uzman hekimlerebırakılmalıdır! Ama yine de, sigarabırakılmalı ve bolca havuç, brokoli, ıspanak ve portakalgibi(turunçgiller) bolca Betakarotin ve C vitamini içeren besinlertüketilmelidir. Mide ülseri ve örneğinkabızlık gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları danefesin kötü kokmasına yol açabilir. Nane şekeri ve çikletlerle bukötü koku örtülebilir, ama doğru olan, nedenin ortadankaldırılmasıdır. Özellikle kabızlık, tamtahıl ekmeği, sebze, meyve keten tohumu ve bol sıvıtüketilerek kontrol altına alınabilir. Yoğun ağız temizliği ve beslenmealışkanlıklarında yapılan olumludeğişikliklere karşın ağız kokusunun önünegeçilemediği durumlarda, bir uzman doktora veya diş hekiminebaşvurulmalıdır. Ağız kokusuna göre hastalıkteşhisi Nefes kokusubazen hastalıkların doktor tarafından teşhis edilebilmesineyardımcı olabilir: -Şekerkomasına yakınlaşmış bir hastanın nefesi “aseton”kokar. -Bir idrarzehirlenmesi, nefesin “amonyak” kokmasına yol açar. -Karaciğeryetmezliğinde ise hastanın nefesi “balık” kokar. Ama ağızkokusunun genellikle oluştuğu bölge ağızboşluğudur: Çürük dişler veya bir apse, diş taşı,hasta ve iltihaplı dişeti veya diş aralarındaki besinartıklarının mayalanması. Kendinizeyardımcı olabilirsiniz Bolca yiyin Tam tahıl ürünleri, zencefil,tarçın, hardal ve turp. Az yiyin Şeker ve şekerli besinler. Uzak durun Sarımsak, soğan, alkol, sigara. Şifalı bitkiler Çay reçetesi:30g anason, 20g adaçayı ve 20g kekikkarışımı ile, haşlama demleme yöntemiylehazırlanmış çayın (bir bardak suya bir tatlıkaşığı bitki karışımı) ilk yudumunu ağzınızdabir süre dolaştırdıktan sonra, kalan çayı yudumlayarak için.Günde birkaç bardak çay içilebilir. -Anason tohumu çiğnenebilir veya bir elma yenebilir. -İltihabı önleyici bir biberiye-nane eşitkarışımı çayı ile yapılan gargaralar daetkilidir. Çay reçetesi: Birtatlı kaşığı biberiye ve bir tatlıkaşığı nane, iki su bardağı dolusu kaynarderecede sıcak suyla haşlanır ve 10 dakika demlendikten sonrasüzülür. Soğuduktan sonra, içine bir tatlı kaşığıdolusu mirra tentürü eklenir ve bir şişeye aktarılır. Günboyunca ağız bu suyla iyice çalkalanır ve tükürülür. Kullanımdanönce şişe iyice çalkalanmalıdır. -Kakule tohumu çiğnenebilir. -Sindirim sisteminden kaynaklananağız kokusuna karşı, nane ve kimyon çaylarıyararlı olacaktır. -Mide asidi az olan kişilerin nefeslerigenellikle kötü kokar. Bu durumda, mide asidinin arttırılmasınaçalışılmalıdır. Süt içilmemeli, ama yoğurt veportakal (turunçgiller) tüketilmelidir. Ayrıca, yemeklerden yarımsaat sonra birkaç kimyon tanesi uzun uzun çiğnenmelidir. Önlemalarak sağlıklı kalın! · Her şeyden önce ağıztemizliğine özen gösterilmelidir. Her yemekten sonra dişler iyicefırçalanmalı, diş aralarında kalan yemekartıkları ise, birkaç günde bir “diş ipi” ile temizlenmelidir. · Eğer sorun, solunum sisteminden veya sindirimsisteminden kaynaklanıyorsa, uzman hekimlerin tavsiyelerineuyulmalıdır.
Çeşitli Meyve Suları ve Faydaları
Grip ve soğuk algınlığının en sık görüldüğü dönem, içinde bulunduğumuz kış ayları. Doğal birer sağlık iksiri olan meyve suları ile gribe karşı önlemler alabilir ve böylece grip ve soğuk algınlığına yakalanmaktan kurtulabiliriz.
Hava sıcaklıklarının değişkenliği ve mevsimsel virüsler, grip ve soğuk algınlığını artırıyor. Bu tür rahatsızlıkların en sık görüldüğü dönemlerse sonbahar ve kış ayları.
Grip ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek önem taşır. Düzenli uyku ve dengeli beslenme bağışıklık sisteminin güçlü kalması için gerekli bir koşuldur. Bu amaçla uzmanlar, C vitamini ve çinko gibi antioksidanlarca zengin gıdalardan oluşan bir beslenme tarzı öneriyorlar. Vitamin, antioksidan ve minarelerce zengin olan meyve suları da bu amaca en uygun gıdalardan.
Doğal birer sağlık iksiri olan meyve suları ile tüm bu önlemleri alabilir ve böylece grip ve soğuk algınlığına yakalanmaktan kurtulabiliriz. Eğer hastalandıysanız meyve suları aynı zamanda birer ilaç etkisi göstererek iyileşmeyi de hızlandırır.

PORTAKAL SUYU
Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri soğuk algınlığı ve gripten koruyan meyvelerin başında portakal gelir. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır. Bunların dışında da, portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Portakal suyunda bulunan yüksek miktardaki potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde portakal, kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller ve ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.

VİŞNE SUYU
Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.
Ayrıca, diyareyi keser ve idrar söktürücü özelliği vardır.

KAYISI SUYU
Grip ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A, B3 (Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten ise, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcı olur.

ELMA SUYU
Elma bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan B3(Niasin) ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu baş ağrısına da iyi gelir. Ayrıca böbreklerin temizlenmesine yarar ve kolesterolü düşürür. Hastalanmamızda büyük rol oynayan bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Grip ve soğuk algınlığını tetikleyen bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde ise etkin rol oynar. Bunların dışında, romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.

ŞEFTALİ SUYU
Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.

ÜZÜM SUYU
Uzmanlar tarafından sihirli iksir ve bitki sütü olarak da adlandırılan doğal kalkanlarımızdan üzüm suyu, bileşimindeki zengin vitamin ve mineral maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içeren üzüm suyu vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlar. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktirir. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.
Sonbahar, kış aylarında daha çok gereksinim duyduğumuz enerjiyi ise vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde üzüm suyundan alabiliriz. Ayrıca içerdiği diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler.

DOMATES SUYU
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde de etkilidir. Bir bardak domates suyu ve bir adet çiğ yumurta ile hazırlanan karışım fazla miktarda sistein içerir ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır.