myspace codes
Click here for Myspace glitter graphics and Myspace layouts




HAYATIN İÇİNDEN

flores recados para orkut


Hayatın içinden güzellikleri paylaşmak dileğiyle....


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Recados Para Orkut


Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:

ARKADAŞLARIM

neselimden
sercen
turkuaz70
iclalcanakkale
mahselmel
nesrin768
orguu
yeniorgumodelleri
yemekbulteni
sumeyye2
zehra50
denizinsandigi
uzhem
hilalveseray17
iciden
yenitadlar
agustosyagmuru50
guleda06
illedeyemek
inciceylan
myoopie
okumaca
birdakikabirsaniye
neslihobi
kardelen43
yumak
sencansen
funmak
ipliksepeti
benyaziyorummuzik
muazzezv
damakzevki38
caferose
cehizim
eglencecafe
hulyaren
glnrylmz
selmahlc
serpilcerenkler
gonulbahcesi
bakimliyiz
izmirefesi
annemmutfaktatv
fedai819
kucukebru
alternatifblog
emre1114
sivist
filizden
hobilerim48
mineninorgusu55
hazal73
simayhobi
usahan
odevkapaklari
emelceorgu
hulelayemek
sazenus
lila3535
hobile
ozleminellerinden
bayramsekeri
fdurmaz
pinardemir
serhobi
cabukyemek
makhina
eliisi
sofrakeyfi
sikabiyeler
purplemountains
parfumler
orgumuz
lifmodellerim
kadinlarkulubum
havlukenarim
guzelbayan
gelinliklerim
elbiselerim
bakimlibayaniz
bahcebakimim
aysummm
ocaktayemegimvar
oyaalay
emekyemek
gulgununmutfagi
dantelciyizz
dantell
dantelresimlerimm
ddantel
dikisnakisorgu
nakisdikisorgu
nakislarimm
nakisorgudikis
nnakis
oorgu
orgudikisnakis
orguresimlerim
teneriffe
yemekelisleri
makhina

KADINLARLA ERKEKLER ARASINDAKİ FARKLARI ANLATAN SÜPER ANİMASYON


Tarih: , 9.11.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

özlü sözler2

Başarıya Dair Özlü Sözler



Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem.
O işe neler mani olur diye düşünürüm.
Engelleri ortadan kaldırdım mı iş kendi kendine yürür.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir.
CENAP ŞAHABETTİN
 
Başarının şartları, bilmek, istemek, cüret etmek ve susmaktır.
AXEL MUNTHE
 
Eğer büyüklüğe erişmek istiyorsanız, şimdi bulunduğunuz yerde, elinizde şimdi bulunanlarla işe başlamalısınız. Yaşadığı şehre faydası olan, orada yaşarken iyi bir vatandaş olmaya çalışan, aile hayatını daha iyi yürütmeye çalışan bir kimse, ister bir atölyede ister bir tezgâhın gerisinde çalışsın, veya isterse kendi evini yönetmekle meşgul olsun, her zaman ve her yerde üzerinde durduğu işin daha iyisini yapmaya çalışan bir kimse, her şeyden önce yaşadığı çevrede büyük olan bir kimse, her yerde büyük bir insandır.
RUSSELL H.CONWELL
 
İki türlü başarı vardır. Biri, çok nâdir başarıdır ki, hiç kimsenin sahip olamadığı yapma gücüne sahip olan insana nasib olur. Bu dehâdır. Fakat bizim başarılı insan dediğimiz vasat insan, dâhi değildir. O sadece, hemcinsleri ile paylaştığı alelade vasıflarını aleladenin üstünde bir derecede geliştirmiş insandır.
THEODORE ROOSEVELT
 
Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır
gelmez.
MONTAIGNE
 
Başkalarından üstün olmamız önemli değildir. Önemli olan dünkü halimizden üstün olmamızdır.
HİNT ATASÖZÜ

Yaşamımızda en önemli şey kazançlarımızı kullanmak değildir. Bunu herkes yapar. Asıl önemli olan kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır. Bu zeka gerektirir; akıllı insanlarla aptal insanlar arasındaki fark budur.

WILLIAM BOLITH

Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
GOETHE

Kazananlar, sizin gibi insanlardır.

Kazananlar, fırsatları değerlendirir.Herkes gibi, başarısızlıkdan korkarlar, fakat korkunun kendilerini kontrol etmesine izin vermezler.

Kazananlar, pes etmezler.Yaşam zorlaştığında, ortalık sakinleşinceye dek oldukları yerde beklerler.

Kazananlar, esnektirler. Onlar birden fazla çözüm olduğunu fark ederler ve her zaman diğer yolları denemeye de gönüllüdürler.

Kazananlar, mükemmel olmadıklarını bilirler. Dİrençlerinin ve gayretlerinin en son noktasında dahi güçsüz yanlarına saygı duyarlar.

Kazananlar, düşerler. Fakat düştükleri yerde kalmazlar.İnatla düşmenin onları tırmandaktan alıkoymasına itiraz ederler.

Kazananlar, ne başarısızlıkları için kaderi, ne de başarıları için şansı sebep olarak göstermezler.

Kazananlar, yaşamları için sorumluluğu kabul ederler.

Kazananlar, herşeyin içindeki iyi tarafları gören positif düşünceli kişilerdir.Sıradan koşullarda sıradışılığı gerçekleştirirler.

Kazananlar, diğerleri onların nereye gittiklerini göremeselerde ve ne kadar zor olsa da seçtikleri yolun doğruluğuna inanırlar.

Kazananlar, sabırlıdırlar.Onlar bilirler ki, ulaşmak için sarf edilen çaba ne kadar çok ise hedef de o kadar değerlidir.

Kazananlar, sizin gibidirler.

Onlar dünyayı daha iyi bir yer yaparlar.

ANONI


Tarih: , 2.11.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

BOYOZ


Boyoz, İzmir'e özgü ve İzmir damak tadı ile özdeşleşmiş, Türkiye'nin başka yerlerinde, çoğu kez, ya sadece ismi bilinen ya da ismi bile bilinmeyen,yağlı un da denen özgün bir hamurişidir. Başka yerde bulunmadığı veya hakikisi yapılmadığı için, boyozun gurbetteki İzmirliler için özel bir anlamı vardır.

Boyozu İzmir mutfağında 1492 sonrasında İspanya'dan kovularak İzmir'e yerleşen Sefarad Yahudi toplumunun kazandırdığı konusunda bütün kaynaklar hemfikirdir. Yine İspanyol kültürünün uzantıları olan Arjantin, Şili, Peru, Meksika gibi ülkelerde de, özellikle Sefarad kökenli nüfus grupları arasında ve özellikle peynirli ve ıspanaklı türleri sıklıkla hazırlanmakla ve beğeni ile tüketilmektedir.

Boyozun ilk çıkışını atık hamur malzemesinin değerlendirilmesine bağlayan kaynaklar bulunmaktadır. Boyoz ismi de, neredeyse kesin surette, İspanyolca "bollos" (bohça) kelimesinden türemiştir. İzmir dışında hiçbir şehirde ticari olarak piyasaya sunulmadığından İzmir’in böreği olmuştur. Rivayete göre, İzmir'de boyozun en iyisini Boyozcu Avram Usta yapmış, o öldükten sonra İzmir'de boyozlar "Avram Usta’nın boyozu" adı altında satılmıştır. Avram Usta'nın devrettiği geleneği günümüzde Alsancak Dostlar Fırını'nın sahibi Halim Usta ve başka ustalar yaşatmaktadır.Karşıyaka'da ise sabahları rağbet gören Atakent Cafe Blue önündeki Börekçi Dayı'dır.

Erdem Usta'nın tarifine göre, öncelikle hamur yoğrulup top şeklinde 2-3 saat tavada dinlendirilir. Daha sonra elle tabak genişliğinde açılıp bir süre daha dinlendirilen hamur, daha sonra yine elle sallanır ve tekrar açılır ve rulo yapılıp 1-2 saat daha dinlendirilir. Kulak memesi kıvamında kopma noktasına geldiğinde tavalara sıralanır ve küçük toplar halinde kesilerek yarım saat ile bir saat arasında nebati yağ içinde bekletilir. Çok yüksek ateşte tepsi ile fırınlanmadan önce kat kat, ipince açılmış olan milföy yufkanın arasına içlik malzemesi (peynir, ıspanak vs.) de konulabilirse de, hakiki boyoz sade olur. Hamurun özelliği un, çiçek yağı ve tahin karışımı ve tuzlu olmasıdır.





Boyoz (İzmir) Tarifi - Boyoz Nasıl Yapılır

2 su bardağı un
1 su bardağı su
1 tatlı kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı limon suyu
1 tatlı kaşığı mısırözü yağı
1 su bardağı mısırözü yağı
Yarım tatlı kaşığı tuz

Kabaklı iç malzeme:
2 kabak
1 patlıcan
1 soğan
1 domates
2 çorba kaşığı sıvıyağ
Tuz

Patatesli iç malzeme:
2 patates
2 yumurta
1.5 kahve fincanı tulum peyniri
1 kahve fincanı rendelenmiş kaşarpeyniri

1. Kabaklı iç malzeme için; patlıcanı soyup tuzlu suda bekletin. Domates, kabak ve soğanın kabuklarını soyun. Patlıcanın suyunu sıkıp kâğıt havlu ile kurulayın. Sebzeleri rendeleyin. Tavada sıvıyağı kızdırıp tuz ekleyerek sebzeleri suyunu salıp çekinceye kadar soteleyin. Patatesli iç malzeme için; patatesleri haşlayın. Kabuklarını soyup çatalla ezin. Yumurta, tulum ve kaşarpeynirini ekleyip karıştırın.
2. Unu yoğurma kabına alın. Ortasını havuz gibi açıp su, sirke, limon suyu, 1 tatlı kaşığı mısırözü yağı ve tuzu ekleyin ve 10-15 dakika kuvvetlice yoğurun. Derin bir kaba 1 bardak mısırözü yağı ekleyin. Yumuşak kıvamlı hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp 10 dakika bekletin.
3. Hamur topağını yağdan alıp elle, katmer hamuru inceliğinde yuvarlak açın. Ortasına kabaklı iç malzemeden 1 kaşık yayıp 4 köşesi ortaya gelmek üzere katlayın. Hamurların yarısını kabaklı, yarısını da patatesli iç malzemeyle hazırlayıp hafif yağlanmış tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında 20 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.


Tarih: , 6.10.2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

pratik bilgiler

1)    Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,

vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın

2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç

dakika buhara tutun

3) Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kağıdı kesin.

4) Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı

ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz

5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz

bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun

ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini

gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz

6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı

olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler .

 

7) Üst üste koyduğunuz bardak lar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin

içerisine koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine

yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını

göreceksiniz.

8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine* yapıştırılan

etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün

ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın Üzerinde hiç bir

leke ve çizilme oluşmayacaktır.

9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin

kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan

ütü yapmak daha kolay olacaktir.

10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik

kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir

makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir.

11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon

ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar

elde etmis olursunu z.

12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda

bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz

sismeyecektir

13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz

artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin

14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk

suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir.

15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim

limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir.

16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke

kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini

önleyecektir.

 

17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok

yararlidir. Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar

tarafindan tavsiye edilir

18) Duvariniza çivi çakaca giniz zaman isaretlediginiz yerin üzerine

çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini

çatlatmamis olacaksiniz.

19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda

olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek

atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz.

20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece

tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir.

21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet

defne yapragi koyun.

22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile

delin. Daha kolay pisecektir.

23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet

elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler.

24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kav

anozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz.

Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur.

25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun

içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin.Hazirladiginiz karisimi

yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz.

26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak

istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine

zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag.

yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir.

27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin

28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin.

29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz,elektri

süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.

30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlard

an içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur.

31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin.

Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir.

32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine

biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin.

33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün,

yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise

tavugun içerisine yerlestirin. tavugunuz nar gibi kizaracaktir.

34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve

birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin.Firina

koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha lezzetli olacaktir.

35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile

kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice

çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.*

36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru

kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.

37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme

seker yada limon suyu koyun.

38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga

koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi

tavaya alin ve ocagin altini kisin.

39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir.Kullanmadiginiz

sogan parçalarini saklamayin.

40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda

onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin

içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini

kaybetmeyeceklerdir

41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze

bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz.

42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isitti ginizda lezzetini kaybetmesini

istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun.Tencerenin

içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda isitilan

tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir.

43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca

plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin.

44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe

çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar *misir unu

ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.*

45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit

alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca

çikartabilirsiniz.

46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz

, istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz.

47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine

bir iki dal maydanoz atin.

48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz

vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku

yayilacaktir.)


Tarih: , 27.9.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN

http://www.youtube.com/watch?v=JWcbP1NC9DE

Tarih: , 9.5.2009
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

ağız kokusu

Belirtiler

-Sarımsak veya soğan gibi sebzelerinyenmesinden sonra oluşan koku.

-Sürekli ve rahatsız edici kötü bir koku.

Nedenler

Ağız kokusunun veya başka birdeyimle, nefesin kötü kokmasının başlıca nedenleriniöncelikle bilmek gerekir: Bunlar, ağız boşluğundaki,burundaki veya sinüslerdeki(sinüzit), akciğerlerdeki veya sindirimsistemindeki hastalıklardır.

Sinüzit hastalıklarında süt ve sütürünlerinden uzak durulmalı ve balgam söktürücü özellikleri nedeniyle,zencefil, tarçın, hardal, okaliptüs, anason, ısırganotu, rezeneve kekik kullanımına öncelik tanınmalıdır.

Göğüs boşluğundaki organların kronikenfeksiyonlarının tedavisi uzman hekimlerebırakılmalıdır! Ama yine de, sigarabırakılmalı ve bolca havuç, brokoli, ıspanak ve portakalgibi(turunçgiller) bolca Betakarotin ve C vitamini içeren besinlertüketilmelidir.

Mide ülseri ve örneğinkabızlık gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları danefesin kötü kokmasına yol açabilir. Nane şekeri ve çikletlerle bukötü koku örtülebilir, ama doğru olan, nedenin ortadankaldırılmasıdır. Özellikle kabızlık, tamtahıl ekmeği, sebze, meyve keten tohumu ve bol sıvıtüketilerek kontrol altına alınabilir.

Yoğun ağız temizliği ve beslenmealışkanlıklarında yapılan olumludeğişikliklere karşın ağız kokusunun önünegeçilemediği durumlarda, bir uzman doktora veya diş hekiminebaşvurulmalıdır.

Ağız kokusuna göre hastalıkteşhisi

Nefes kokusubazen hastalıkların doktor tarafından teşhis edilebilmesineyardımcı olabilir:

-Şekerkomasına yakınlaşmış bir hastanın nefesi “aseton”kokar.

-Bir idrarzehirlenmesi, nefesin “amonyak” kokmasına yol açar.

-Karaciğeryetmezliğinde ise hastanın nefesi “balık” kokar.

Ama ağızkokusunun genellikle oluştuğu bölge ağızboşluğudur: Çürük dişler veya bir apse, diş taşı,hasta ve iltihaplı dişeti veya diş aralarındaki besinartıklarının mayalanması.

Kendinizeyardımcı olabilirsiniz

Bolca yiyin

Tam tahıl ürünleri, zencefil,tarçın, hardal ve turp.

Az yiyin

Şeker ve şekerli besinler.

Uzak durun

Sarımsak, soğan, alkol, sigara.

Şifalı bitkiler

Çay reçetesi:30g anason, 20g adaçayı ve 20g kekikkarışımı ile, haşlama demleme yöntemiylehazırlanmış çayın (bir bardak suya bir tatlıkaşığı bitki karışımı) ilk yudumunu ağzınızdabir süre dolaştırdıktan sonra, kalan çayı yudumlayarak için.Günde birkaç bardak çay içilebilir.

-Anason tohumu çiğnenebilir veya bir elma yenebilir.

-İltihabı önleyici bir biberiye-nane eşitkarışımı çayı ile yapılan gargaralar daetkilidir.

 

Çay reçetesi: Birtatlı kaşığı biberiye ve bir tatlıkaşığı nane, iki su bardağı dolusu kaynarderecede sıcak suyla haşlanır ve 10 dakika demlendikten sonrasüzülür. Soğuduktan sonra, içine bir tatlı kaşığıdolusu mirra tentürü eklenir ve bir şişeye aktarılır. Günboyunca ağız bu suyla iyice çalkalanır ve tükürülür. Kullanımdanönce şişe iyice çalkalanmalıdır.

-Kakule tohumu çiğnenebilir.

-Sindirim sisteminden kaynaklananağız kokusuna karşı, nane ve kimyon çaylarıyararlı olacaktır.

-Mide asidi az olan kişilerin nefeslerigenellikle kötü kokar. Bu durumda, mide asidinin arttırılmasınaçalışılmalıdır. Süt içilmemeli, ama yoğurt veportakal (turunçgiller) tüketilmelidir. Ayrıca, yemeklerden yarımsaat sonra birkaç kimyon tanesi uzun uzun çiğnenmelidir.

Önlemalarak sağlıklı kalın!

·       Her şeyden önce ağıztemizliğine özen gösterilmelidir. Her yemekten sonra dişler iyicefırçalanmalı, diş aralarında kalan yemekartıkları ise, birkaç günde bir “diş ipi” ile temizlenmelidir.

·       Eğer sorun, solunum sisteminden veya sindirimsisteminden kaynaklanıyorsa, uzman hekimlerin tavsiyelerineuyulmalıdır.

<_script /><_script /> <_script /> <_script /><_script />window.google_render_ad();<_script />



Tarih: , 9.5.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

MUTLULUK NEREDE.....


Tarih: , 22.4.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

sağlıklı yaşam

Çeşitli Meyve Suları ve Faydaları

 

Grip ve soğuk algınlığının en sık görüldüğü dönem, içinde bulunduğumuz kış ayları. Doğal birer sağlık iksiri olan meyve suları ile gribe karşı önlemler alabilir ve böylece grip ve soğuk algınlığına yakalanmaktan kurtulabiliriz.

 


Hava sıcaklıklarının değişkenliği ve mevsimsel virüsler, grip ve soğuk algınlığını artırıyor. Bu tür rahatsızlıkların en sık görüldüğü dönemlerse sonbahar ve kış ayları.

Grip ve soğuk algınlığından korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek önem taşır. Düzenli uyku ve dengeli beslenme bağışıklık sisteminin güçlü kalması için gerekli bir koşuldur. Bu amaçla uzmanlar, C vitamini ve çinko gibi antioksidanlarca zengin gıdalardan oluşan bir beslenme tarzı öneriyorlar. Vitamin, antioksidan ve minarelerce zengin olan meyve suları da bu amaca en uygun gıdalardan.

Doğal birer sağlık iksiri olan meyve suları ile tüm bu önlemleri alabilir ve böylece grip ve soğuk algınlığına yakalanmaktan kurtulabiliriz. Eğer hastalandıysanız meyve suları aynı zamanda birer ilaç etkisi göstererek iyileşmeyi de hızlandırır.



PORTAKAL SUYU

 

Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri soğuk algınlığı ve gripten koruyan meyvelerin başında portakal gelir. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır. Bunların dışında da, portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Portakal suyunda bulunan yüksek miktardaki potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde portakal, kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller ve ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.

 


VİŞNE SUYU
Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

 

Ayrıca, diyareyi keser ve idrar söktürücü özelliği vardır.

 


KAYISI SUYU
Grip ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A, B3 (Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten ise, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcı olur.

 


ELMA SUYU
Elma bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan B3(Niasin) ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu baş ağrısına da iyi gelir. Ayrıca böbreklerin temizlenmesine yarar ve kolesterolü düşürür. Hastalanmamızda büyük rol oynayan bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Grip ve soğuk algınlığını tetikleyen bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde ise etkin rol oynar. Bunların dışında, romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.


ŞEFTALİ SUYU
Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.



ÜZÜM SUYU
Uzmanlar tarafından sihirli iksir ve bitki sütü olarak da adlandırılan doğal kalkanlarımızdan üzüm suyu, bileşimindeki zengin vitamin ve mineral maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içeren üzüm suyu vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlar. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktirir. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.

 

Sonbahar, kış aylarında daha çok gereksinim duyduğumuz enerjiyi ise vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde üzüm suyundan alabiliriz. Ayrıca içerdiği diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler.

 


DOMATES SUYU
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde de etkilidir. Bir bardak domates suyu ve bir adet çiğ yumurta ile hazırlanan karışım fazla miktarda sistein içerir ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır.

 

Tarih: , 29.3.2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

DÜNYA NEREYE GİDİYOR

Çok etkilendim arkadaşlar seyredin lütfen.........

Tarih: , 28.3.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

URFA YEMEKLERİ

Nette dolaşırken gördüm memleketimin yemeklerini anlatan bu yazıyı paylaşmak istedim.Yemek evi.tv den alıntıdır.

Türk mutfağı içinde önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa mutfağı sert iklimden, komşulardan ve değişik yemek kültürlerinden etkilenmiştir. Şanlıurfa’nın en temel besin kaynakları buğday ve hayvancılık olmakla birlikte, yemeklerde de bulgur ve etin önemi yadsınamaz.

Şanlıurfa yemeklerinin en belirgin özelliklerinden biri de acıyı çok güzel kullanmasıdır. Pul biber gerek isot şeklinde, gerekse isot reçeli yani biber salçası şekliyle bir çok yemekte ana tatlandırıcı olarak kullanılır. Kebaplar gerek tencere gerekse ızgara türünde olsun Şanlıurfa mutfağında önemli bir yer tutar.

Şanlıurfa yöresinde kendiliğinden yetişen kömeç, kenger, keme gibi bitkilerden de çeşitli yemekler yapılmaktadır. Tüm mutfak zenginliği ile birlikte büyükten küçüğe Şanlıurfa için lahmacunun yeri her zaman aynıdır. Şanlıurfa yöresi mutfağında çiğköftenin ve künefenin yeriyse bambaşkadır. Kral Nemrut’un İbrahim’i yakıma kararına karşılık Şanlıurfa için ateş yakmak yasaktı. Ateşi yakamamak bulgurla etin pişmeden bir araya gelmesini sağladı.
Ayrıca künefeye de asıl lezzetini veren Şanlıurfa’nın tuzsuz taze peyniri olduğunu kim inkar edebilir ki.


ŞANLIURFA YEMEKLERİNDEN ÖRNEKLER

Bütün Balcan
Gerekli Malzeme:
1.5-2 kg patlıcan
1 tabak dolusu haşlanmış nohut
750 gr az yağlı kuşbaşı et
3 yemek kaşığı dolusu salça
1 litre su
4 kaşık toz şeker
Bolca sarımsak
Tuz, limon tuzu, toz şeker, bir kaşık margarin
Bir kaşık margarin ve et bir tencereye konur kavrulur. Etin rengi değişmeye başladığında salça eklenir. Bir sürede salçayla kavrulur. Daha önce haşlayıp süzdüğümüz nohut eklenir. Su eklenir. Bir kaşık tuz atılır ve tencerenin kapağı kapatılır. Et pişerken, patlıcanlar alaca soyulur. Ortalarına sarmısakların sığacağı büyüklükte delikler açılır ve sarmısaklar yerleştirilir. Bütün patlıcanlar hazırlandıktan sonra tuzlu suda bekletilir. Genişçe bir tencereye patlıcanlar dizilir. Daha önce hazırladığımız salçalı nohut, et karışımı patlıcanların üzerine dökülür limon tuzu, şeker ve arzuya göre biber eklenir. Tencerenin ağzı kapatılarak patlıcanlar pişene dek pişirilir.

Bostana
Yöreye özgü, her yemeğin ve kebabın yanına hazırlanan hafif sulu bir tür salatadır. Çoban salatadan farklı olarak içine bolca isot ve nar ekşisi eklenir.
Gerekli Malzeme: Domates, yeşil biber, kuru soğan, maydanoz, bolca isot ve nar ekşisidir.
Domatesler doğranır, soğan incecik kıyılır. Biber ve maydanoz doğranır. Bütün malzemelerin ufak doğranmasına dikkat etmek gerekir. Malzemeler incecik kıyıldıktan sonra tuzu, biberi ve nar ekşisi ile karıştırılır. Artık bostana servise hazırdır.

Yahudi Köftesi
Yahudi köftesi yapımı el becerisine dayanan içli köfte olarak bildiğimiz yemeğin sosla sulandırılmış halidir.
Gerekli Malzemeler: 1/2 kg kadar kıyma, 2 baş soğan
1/2 kg kadar ıslatılmış bulgur
1 kaşık salça, Maydanoz
1 tutam kimyon, Tuz, karabiber
Soğanlar ve maydanozlar oldukça ince kıyılır. Yarım kg kıyma, maydanoz, soğan, kimyon, karabiber, tuz geniş bir kaba alınır ve el sürekli ıslatılarak yoğrulur. Bir kaşık kadar salça eklenir. Yoğrulmaya devam edilir. Kıyma dinlendirilirken, suyla ıslatılmış bulgur iyice yoğrulur ve içli köfte gibi yuvarlanır. Köftelerin daha kolay şekil alabilmesi için el ıslatılarak yuvarlanır. İçine hazırlanmış kıyma harcı konur. Yuvarlanmış ve harcı konmuş köfteler kapatılır.
Köftenin suyu kaynatılır, salça kavrulur, tuzu atılır, köfteler tencereye yavaşça bırakılır. Tencerenin kapağı kapatılır. Yaklaşık on dakika pişirilir.

Ağzı Yumuk
Gerekli Malzemeler: 1 kaşık margarin, 1 yumurta
1/2 kg kıyma
4 su bardağı un
200 gr ceviz içi
3 su bardağı kızartmak için yağ
1 çay kaşığı karabiber,
Tuz
Alabildiği kadar su
Kıyma çok az tuz ve su ilavesi ile bir tavada kavrulur. Kıyma piştiğinde, kıyılmış ceviz, karabiber ve tuzu eklenir, karıştırılır ve soğumaya bırakılır. 4 su bardağı un, margarin, bir yumurta, tuz ve aldığı kadar su ile hamur yapılır. Ceviz iriliğinde bezeler hazırlanır. Avuç içi büyüklüğünde açılan bezelerin içine daha önce pişirip soğuttuğumuz kıyma taşmayacak şekilde koyulur. Hamurun ağzını kapatırken, içi dışarı çıkmayacak şekilde toplanıp ağzının büzülmesine dikkat etmek gerekir. Bohça şekline getirilen “Ağzı Yumuk”lar bol yağda önce ağzının yumulmuş kısmı olmak üzere kızartılır. Sıcak servis yapılır.

Borani
Gerekli Malzemeler: 1/2 kg parça et, 1/2 kg yoğurt
1/2 pancar sapı (küçük küçük doğranmış)
1/2 kg haşlanmış lolaz (börülce)
1 bardak haşlanmış nohut
Tuz
Et kavrulur. Haşlanmış nohut, börülce etin kavrulduğu tencereye boşaltılır. Kıyılmış pancar sapları eklenir. Üzerini örtecek kadar su ile kısık ateşte pişirilir. Üzerine yoğurt dökülerek servis yapılır.

Çağla Aşı
Gerekli Malzemeler: 1/2 kg çağla, 1/2 kg orta yağlı kuşbaşı et
2 yemek kaşığı margarin, Üzerini örtecek kadar su
1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı toz şeker
250 gr yoğurt,
4 diş sarımsak
Çağlalar yıkanıp temizlenir. Bıçakla ikiye açılır. İçleri çıkarılır. Kuşbaşı doğranmış et iki yemek kaşığı margarinle kavrulur. Yıkanıp temizlenmiş çağlalar etin üzerine dökülür, tuzu ve şekeri eklenir. Üzerini örtecek kadar su ile ağzı kapatılarak pişirilir. Sarmısaklı yoğurtla servis yapılır.

Kazan Kebabı
Gerekli Malzemeler: 2 kg patlıcan, 1 kg domates
1/2 kg soğan, 750 gr kıyma
250 gr biber, 2 kaşık salça
Tuz, karabiber, isot, su
Yıkanmış patlıcanlar ikişer parmak aralıkla kopmayacak şekilde dilimlenir.
Kıyma, biraz su, tuz, küçük doğranmış domates, ince kıyılmış biber, isot ve karabiberle birlikte yoğrulur. Dilimlenmiş patlıcanların kopmamasına dikkat edilerek küçük köfteler patlıcanların arasına yerleştirilir. Tencereye dizilir. Domatezler dilimlenir ve patlıcanların üzerine dizilir. Salça ve yeteri kadar su karıştırılır ve kebabın üzerine dökülür. Kısık ateşte pişirilir.

Ağzı Açık
Gerekli Malzemeler: 1/2 kg kıyma, 4 su bardağı un
3 su bardağı sıvı yağ
İsot, tuz, karabiber, 1 kaşık salça
Bir baş ince kıyılmış soğan
2 ated yumurta, aldığı kadar su
4 su bardağı un, 1 yumurta ve su ile yoğrularak yumuşak kıvamlı bir hamur yapılır. Ceviz iriliğinde yuvarlanır.
1/2 kg kıyma ile ince doğranmış çiğ soğan, tuz, karabiber, isot karıştırılır. Karışıma bir yumurta kırılır salça ve bir çay bardağı un eklenerek iyice karıştırılır. Bezeler küçük açılır, elle ıslatılarak üzerine kıyma yayılır. Kenarları kıvrılarak kapatılır. Kızgın yağda önce kıymalı tarafı olmak üzere kızartılır. peçetenin üzerine çıkarılarak fazla yağı alınır. Ağzı açık servise hazırdır.

Şıllık Tatlısı
Gerekli Malzemeler (20 adet için);
3 su bardağı süt, 1 su bardağı su
4 yumurta
250 gr un, bolca fıstık içi, tavayı yağlamak için yağ
Şerbeti için: 1 kg şeker, 1 kg su
Derince bir kapta yumurta sütle çırpılır. Un eklenir, pürüzsüz bir hamur elde edene dek çırpılır. İç yağı ile yağlanan tavaya, tavayı kaplayacak incelikte dökülür. 20 tane şıllık arkalı önlü pişirilir ve soğutulur. 1 kg su, 1 kg şekerle kaynatılır. Bu karışımla ıslatılan tatlıların içine fıstık serilir ve kıvrılır. Üzerine de fıstık serpilip servis yapılır.

Peynirli Helva
Gerekli Malzemeler:1.5 su bardağı un, 200 gr yağ, 1.5 su bardağı şeker
1/2 kg taze tuzsuz ince doğranmış urfa peyniri
2 bardak su
200 gr margarin bir tencerede eritilir, erimiş margarinin içerisine un eklenir, karıştırılır. 2 bardak su ile 1.5 su bardağı şeker kaynatılır. Şerbet hazırlanır.
Un rengi koyulaşana kadar kavrulur. Şerbeti sıcak olarak eklenir. Tuzsuz peynir kavrulmuş unun içerisine un sıcakken eklenir. Üzeri kapatılır. Demlendirilir. Peynirler eridiğinde helvamız servise hazırdır.


<

Tarih: , 24.1.2009
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->


glitter-graphics.com